29 Ekim 2010 Cuma

Sıcak Çikolata

Manyak miydik, neydik bilemiyorum. Tarihler 28 Ekimi gosterdiginde, is yerinden tum gunu izin olarak kopartabilmis ben, en azindan sicak evimde calismaktaydim. Yer yer yatip uyumakta, yer yer calisip, muhabbet etmekle gecirmistim. Saatler aksam ustu 5 sularini gostermekteydi. Ruzgarin, cama carpan yagmur parcalarinin tok sesleriyle evde calisiyordum. Evin bir kac yil once degisen pencereleri cift camli oldugundan, ince ince seslenecek yagmur damlalari, birer tehdit unsuru gibi kafama kafama vurmaktaydi.

Telefonumdaki siklasan mesaj trafigine yeni bir misafir kazandik. Iki-Uc derken evin icinde "Anneeeeeeeeeaaa" sesleri yankilanmaya basladi. Dile kolay, mevsim bugun degismisti. Bugun kuresel isinmanin etkilerini gordugumuz bir gundu. Daha onceki gun tisort giyiyordum. Montum neredeydi? Peki ya uzun kollu formam? Atkim, botlarim? Annemden "gitme, hasta olursan bakmam sana" tehditlerini yemistim. Ama anaydi, kiyamazdi. Nereden bilirdim macin uzatmaya gidecegini?

Bir hisimla tum esyalari hazirladim. Yola cikmaya hazirdim artik. Erken donerim diye, Cumhuriyet bayrami gorselini bile koymadim. Ne de olsa gelince koyardim. Nereden bilirdim ki macin uzayacagini?

Su birikintilerinden hoplaya ziplaya gectim. Cocuk olsam nesemi yansittigini dusunurlerdi. Ama buyuklerin neselenmeye haklari yoktu. Anca tok bir kahkaha, belki bir iki mimik.. Ama hopluyor zipliyordum, yagmur birikintilerinden sananlar yaniliyorlardi. Zaten en onemli seyleri gozler goremezdi. Yeni insanlarla tanisma sansi oyle kolay edinilebilen seyler degil. Hem de bu kisilerden birisi Olguner olunca. 

Sogugun bastirmadigi zamanlardi henuz. Ama atkimla, parkamla cok mu sicaklamistim? Ter basmisti metrobuse binene kadar. Disarisi gozukmuyordu, icerinin sicagi, disarinin yagmuruyla birlesmis, hayaller aleminde seyahat ediyorduk ben ve 200 yabanci. Zincirlikuyuya vardigimi anladigimda saatin 7 oldugunu farkettim. Cok gec kalmistim. Elma yalan mi oluyordu? Hepsi azzzz sonra..

Zincirlikuyu-Semt arasi muhtesem trafikten bindigim otobusten yildizda inip kosturmaya basladim. Sirtim camur olmayali belki 15 sene oluyordu. zaten bunu da gece farkedecektim. Gece gece guldurecekti beni. Elmaya arkadas bulusmasi icin rezervasyon yapmak icin ugradigimda saat 7:30 a yaklasmisti. Kiziyorum felan ama bakiyorlar bana. yol icin findikli bir icecek ayarladilar sagolsunlar. Icim daha da isinacakti bu sekilde. Tabi findikli yerine sicak cikolata da icebilirdim. Evimde oturup cekirdegimi citleyebilirdim. Ama o zaman ne olurdum ki bilmiyorum..





Stadyuma ulastigimda tribunde sagda solda tanidik yuzler aradim. Olguner ve Deniz henuz gelememislerdi, ama baska kimse de yoktu? Facebookdaki kadehli abiyi gordum bir tek. Cekirdegimi actim bir iki citletirken istiklal marsi basladi. Gormemissinizdir, tam istiklal marsi okunurken esen ruzgar 5-6 kisiyi yerinden ucurdu. Benim sapkayi parkadan kopardi felan. Zor bir gece olacagi oradan belliydi. Derken Misafirlerim tribune adim attilar. Meshur "I want you" figuru gibi bi hareket yaptik. Arkasindan zenci selamlasmasi gelecek sandim bir an. Gelmedi, mutlu oldum..

Mac oyle yavandi bana, tabi cok geliyordum. 70 leri vermemek icin bastan 500 vermistim. bastan 500 veremeyenler icin, 70 ler de (ki aslinda guzel zamanlardir) fazla geldiginden, boyle bir iki maca gelebiliyorlardi. Olguner cok begenmisti, goller kaciriyorduk felan diyordu. Ama bakamiyordum ki maca, gozler hassas oldugu icin, yagmurla karisik ruzgar gorusumu engelliyordu. 

Boyle maclar hic maclara gelemeyen insanlar icin buyuk firsat. Iki anektod vardi.Birisi devre arasinda cay beklerken yanda birisinin 15 numara kim ya demesiydi. Belki yeni tanisiyordu Japonumuzla. Ne kutlu bir tanismaydi, saclarini da kestirmisti japonumuz. Digeri de 90 dakikanin sonundaki cay almaya giderken gordugum mac bitince kufurlerle staddan ayrilanlardi. Arkadaslar bu mac tek maclik eleminasyon sistemiyle oynaniyor, henuz bitmedi mac diyecektim. Diyemedim. Onlar da gittiler..

Kalan 30 dakikada oylesine islandik ki, soguktan yiyemedigimiz cekirdekleri yiyerek isinmaya calistik. Hepsi islanmisti ama mecburduk. Son dakikalarda cakmagin da artik islanmis olmasiyla zor zamanlar yasamaya baslamistik. Goller isitti allahtan icimizi. Cefakar MIY taraftarina "Koyduk mu" tezahuratini yaparken insanlar, icim ciz etti. Saka miydi bu? 100. dakikada bir sans goluyle acmistik kilidi..

Donus yolunda ise, kendimi oyle yalniz hissettim ki, metrobuste bir tane bile mactan cikan yoktu. Ama bu sartlarda Fenerbahce maci olsa, bilet fiyati 100 tl de olsa metrobus full cekmez miydi diye de dusunmeden edemedim.. Evdeki durum icin matruska benzetmesini dusundum, ama cok gereksiz geldi. Bariz donuma kadar islanmistim.

Bu satirlari hasta olmadan, yatak dosek yatarken yaziyorum. Keske kaleme de alsaydim. Iki yeni dostla tanistim. Bir maci dahi kacirmadim diyebilecegim sanirim. Cok mutluyum.

Hiç yorum yok: